ROMA VE VATİKAN | Yeryüzünde Beyaz İzler
01 Mart 2020

ROMA VE VATİKAN

GLADYATÖRLERİN ŞEHRİ ROMA

VE

HRİSTİYANLIĞIN KALBİ VATİKAN

Colosseum, Constantino Takı, Roma Forumu, Titus Kemeri, Traianus Sütunu, II.Vittorio Amanuele Abidesi, San Carlino Kilisesi, Vatikan, Aziz Petrus Bazilikası, Vatikan Müzeleri, Ponte Sisto, Panteon, Obelisco Macuteo, Trevi Çeşmesi, İspanyol Merdivenleri

İnterrailimizin ilk durağı Roma. Efsaneye göre Roma şehrini dişi bir kurt tarafından emzirilen Romulus ve Remus kardeşler kurmuşlardır. Bu size de tanıdık geldi değil mi evet bizim Türk filmi Tarkan’da da aynı konu işleniyordu. MÖ 753’te kurulduğu geçer Roma mitolojisinde bu şehrin ve biraz kanlı bir başlangıcı da vardır. Romulus kardeşi Remus’u öldürüp şehrin tek hükümdarı olur. Şehrin merkezinde devasa yapısıyla dikkat çeken Kolezyum’da dökülen kanların habercisi gibi adeta. Roma’da mükemmel mimariler göreceksiniz. Roma mimarisi toplumsal ve bireysel yaşam için birçok inşa yapmıştır. Bunların devasa ve görkemli olmalı ise devletin gücünün bir simgesidir.

İlk durağımız olan Roma’ya uçak ile geldik. Daha sonra son durağımız Macaristan’a kadar İnterrail biletimiz ile tren kullandık. Sabiha Gökçen Havaalanından bindiğimiz uçağımızdan 2 saat 40 dakika sonra Leonardo da Vinci Fiumicino Havaalanında indik. Büyük sırt çantalarımızı sırtımıza alarak, valiz beklemeden çıktık. Seyahatinizde işinize yarayacak bilgiler için Gelinlikle İnterrail ve Gelinlik ve Damatlıkla Nasıl Geziyoruz yazılarımıza bir göz atabilirsiniz. Genel ulaşım planlarımız için Interrail: Roma'da Ulaşım ve Maliyet yazımıza bakabilirsiniz.

Çıktığımızda otobüs ile 5 Euro otobüs bileti ile Roma Termini durağında indik. Sırtımızda çantalarımız kaplumbağa gibi yürüyoruz. Etrafta yoğun bir çiş kokusu ama gitmiyor sürekli aynı koku. Gezerken de bu kokuya sık sık rastladım bu yüzden ben Roma’ya çiş kokulu şehir de diyorum arada. Biraz yürümeyle çevrimdışı kullandığımız navigasyon ile rezervasyon yaptırdığımız Laterino Guest House’a geldik. Çaldık çaldık zili açan yok. İçeriden de sesler geliyor anlayamadık. Yoldan geçen birinden rica ettik bizim için hosteli aradı ama açan olmadı. Kaldık sokakta derken, bizim için hosteli arayan kız ileride bir otel olduğunu isterse bize gösterebileceğini söyledi. Tamam dedik ne yapalım kaldık öyle sırtımızda çantalarla sokakta. Kötü bir balayı başlangıcı oldu diye de hayıflanıyoruz. Neyse ki bu otelden sadece bir gün için oda tuttuk. Daha sonra internete bağlanınca rezervasyon yaptığımız hostelle görüştük anahtarı getirdiler verdiler. İçeride farklı odalarda insanlar var mutfak, banyo tuvalet ortak, sesler de oradan geliyormuş. İçeriden de biri açmadı ya merak edip. Ben olsam bu kadar zil çalınca bir şey mi oldu deyip bir bakardım Türk işi yani, neyse. Odamıza gelince eşyaları hemen bırakıp çıktık merkeze doğru yürüdük, yakın hostelimiz. Collesium’un karşısında Valore’de birer İtalyano pizza yedik, Kolezyum’un çevresinde dolaştık fotoğraf aldık, ilk günümüz böyle geçti ama ikinci gün ov!

Sabah 7:45’te hostelden çıktık ve 13 saat sonra ayaklarda mükemmel bir sızı, ağrı ve de acı ile geri döndük, ayağımın altı komple su toplamıştı. Sabah kahvaltımızı yaptıktan sonra Colosseum’un yolunu tuttuk. İlk sıraya girenlerden olduk çok kalabalık değil gibiydi ama yarım saat sonra gerçekten de akın akın insan doldu. Girerken içeride susarız diye su almıştık ama içeriye su almıyorlar. Girişte herkes şişelerini dışarıda bıraktı. İki kişi için 24 Euro’ya biletimizi aldıktan sonra alana giriş yaptık. Colosseum'a nasıl gidilir derseniz; Colosseum Ulaşum Maliyet yazımıza göz atabilirsiniz.

Girer girmez birçok filmde izlediğim kitapta okuduğum gladyatörlerin buralarda yaşamış savaşmış kan dökmüş olduklarını düşündüm. 72-80 yılları arasında yapılan arena kocaman ve görkemli. 2007’de dünya harikalarından biri seçilen Collesium’da birçok etkinlik düzenleniyordu. Diğer bir adı Flavianus Amfitiyatro olan Collesium’da çeşitli halk gösterileri, oyunlar, dramalar, infazlar gerçekleşiyordu. Daha sonraları ticaret, ibadet için bir alan olan mekânın en dikkat çeken etkinliği şüphesiz İmparatorun hem kendini hem halkı eğlendirmesi için düzenlediği Gladyatör dövüşleriydi.

Alanın sadece bir kısmı gezilebiliyor depremlerde hasar alan yapının çoğu yeri restorasyonda. Biraz hayal gücü ile buralarda haykıran ateşli izleyiciler elleri havada öldür ya da öldürme işareti için çırpınıyorlar, havada ki ölüm kokusu ve dövüşçünün kan ve ter içindeki vücutları ve İmparator’un özel kısımda yanında zengin ve güzel kıyafetli insanlarla dövüşü izlemesini canlandırabilirsiniz, yani biz öyle yaptık. Alanı dolaştıktan sonra çıktık, Constantino Takı’nı gördük. 312 yılında I.Konstantin’in kazandığı zafer adına yapılmış üç kapılı zafer takı.

Buradan yine çok yakın olan Roma Forumu’na geçtik. Burası zaten yoldan da gayet görülebilen bir alan, açıkta, bu yüzden Collesium biletiyle ücretsiz gezilebiliyor. Collesium biletlerimizi burada da okutup ücretsiz olarak girdik alana. Bir zamanlar Antik Roma’da ticaretin ibadetin kalbi olan alanda birçok tapınak yer alıyordu. Satürn, Romulus, Venüs ve Roma Tapınakları gibi ayrıca 1.yüzyıldan kalma bir onur kemeri olan Titus Kemeri de bu alanda.

Buradan sonra yine sanat tarihi dersinden çok merak ettiğim Traianus Sütununa geçtik. Roma İmparatoru Trajan’ın Daçya savaşlarındaki zaferini konu alan sütun boydan boya savaşı anlatan bir rölyef işlemesidir.

Hemen karşısında yer alan II.Vittorio Amanuele Abidesi’ne meydanın ortasına geçerek baktık. 1885-1911 yıllarında Birleşmiş İtalya Krallığı’nın ilk kralı II.Vittoeio Emanuele’yi onurlandırmak için yapılmış. Giuseppe Sacconi tarafından yapılan görkemli abide saf beyaz mermerden, sağ ve sol üstünde zafer tanrıçası Nike ya da Victoria’nın üzerinde olduğu atlar bulunmakta. Meçhul Asker Mezarlığı ve Birleşmiş İtalya Müzesi’ne ev sahipliği yapan devasa abidenin biz içerisine girmedik.

Yürümeye devam ederek barok mimarinin mükemmel bir örneği olan San Carlino Kilisesinin (San Carlo alle Quattro) önünden geçtik. Francesco Borromini’in 1638-1641 yıllarında yaptığı Katolik kilise barok mimarinin kıvrımlı hatlarını mükemmel bir ihtişamla taşıyor.

Buradan Vatikan için yola koyulduk. Yürüyerek en yakın metro istasyonu Barberini’den metroya binip Ottoviano’da indik. Biletimiz 3 Euro idi. Metrodan inince biraz yürüdükten sonra Vatikan’a geldik. Tüm ayrıntılarıyla Vatikan Müzeleri Ulaşım Maliyet yazımızı da okuyabilirsiniz. Burası bilindiği üzere Katolik Hristiyanlığın merkezi olan bağımsız bir devlet. Genişçe bir alandan sonra sıraya girdik güvenlik ve cihazların olduğu bir kontrolden geçtikten sonra dış avluya giriş yaptık. Artık Vatikan Şehir Devleti’ndeyiz. Biraz ilerleyip Aziz Petrus Bazilikası girişine doğru yöneldik ama görevli bizi durdurdu. Şortumun çok kısa olduğunu ve içeri bu şekilde giremeyeceğimi söyledi. Yanımda şal yoktu belime dolayıp içeri gireyim. Biraz moralimiz bozuldu tabi, geri yürüdük şal bakmak için sonra bir kadın bize ilerdeki adamın şal sattığını yarı vücut dili, elini belinin çevresinde dolaştıran bir hareket ile yarı çatırdayan bir İngilizce ile söyledi. Adamın yanına gittik büyük bir ciddiyet ile etrafına baktı kimsenin bizi izlemediğini düşündüğünde bir torba açtı ve şalı hızlıca seçtim. Yasadışı bir işin içine düşmüş çaresiz turistlerdik. 5 Euro vererek gizli satış yapan bir adamdan şal alıp tekrar girişe yöneldik.

Belime sardığım şal ile artık Hristiyanlığın kalbi Vatikan için uygundum. Buradan Vatikan Müzeleri'ne doğru yürümeye devam ettik kalabalık ile. Bir ara bir şeyler oldu. Biz bir grup turist kafilesinin arasına karıştık ve diğer sırada bekleyenlerle beklememiz gerekirken, kafile ile geçtik. Ufak bir şans eseri olan bu olay ile en az kırk dakikamızı kurtarmış olduk. Biletlere iki kişi için 32 Euro verdik.

Müzeler tek kelime ile mükemmel. Sistine Şapeli ile birlikte 54 galeri bulunan Vatikan Müzeleri dünyanın en büyük müzelerinden. Michelangelo’nun şaheseri Sistine Şapeli, Raffaello’nun Atina Okulu ve başka eserleri, Leonardo da Vinci, Giotto gibi ustaların yanı sıra Titian, Caravaggio, Diego Rivera, Matisse, Dali, Chagall gibi daha geç dönemden sanatçıların eserleri de bulunuyor. Ayrıca mimar Giuseppe Momo’nun tasarladığı dönen elips merdivenden geçmek de pek hoşumuza gitti. Ayrıntılı Vatikan Müzeleri yazımıza da dilerseniz bakabilirsiniz.

Müzeden çıkıp Tiber Nehri üzerinde olan Ponte Sisto’ya yürüdük. 1479 yılında açılan köprünün mimarı IV.Sixtus. Yürürken bir smoke on the water sesi duyduk, elektrogitar sesi çok iyi geldi yorgunluğumuza. Adımlarımızı yavaşlattık, anı yaşayarak geçtik köprüden.

Bünyemiz iflas etmeden hemen enerji almamız gerektiğinden çevrede yiyecek bir şeyler arıyorduk ki önümüzden siyahi bir adam elinde çantalarla koşarak geçti. Arkasından siren sesi kulaklarımızı delen polis arabası köşeyi döndü ve evet o dönerken ki çiuvv sesi de oldu, film değil gerçek. Polis arabası ani bir frenle durdu içinden iki tane İtalyan genç yağız polis görevlileri çıkıp ellerinde silahlarla bir şeyler söyleyip siyahi çanta satıcısını yere yatırdılar. Ellerini sertçe çevirip kelepçe taktılar. Adamın elinde çantaları gözlerindeki hüznü olmasa birini öldürdü sanırdım. Bu kadar yoğun görev aşkıyla yanıp tutuşan polislere olay kalmamış güzelim Roma’da. Çantaları sokağa saçılan gencin sermayesi çöpçülere kaldı. Bizde karnımızı doyurmak için bir kebapçı bulduk. Zaten her yer döner kebap, pizza kadar ilgi var. İki kebap menü aldık 14 Euro’ya.

Enerjimizi alınca sokaklar arası yürüyerek Panteon’a geldik. Devasa yapı önündeki kalabalık ile karşıladı bizi. Alan kalabalık sokak sanatçıları da buralarda. Aralarından geçerek Pantheon’a girdik. Antik Roma’dan kalan tüm tanrılar için olan tapınak 126 yılında inşa edilir, Pantheon’da Yunanca tüm tanrıların tapınağı anlamına gelir. Tüm Roma yapıları içerisinde en iyi korunmuşudur, kubbeli tavanında bulunan 43 metre çaptaki delikten Tanrılar insanları mı gözlüyor du acaba. Devasa kubbedeki freskler 7. yüzyıldan sonra değişmiştir. Kilise tarafından pagan tanrıların resimlerinin üzerini kapatarak yapmış olduğu dini motiflerle kaplıdır. Burada biraz zaman geçirdik. Tavanı izledik uzunca, insanlar inandıkları uğrana nasıl da böyle mükemmel şeyler yapıyorlar.

Biraz dinlenmiş ve huzura ermiş olarak Trevi Çeşmesi’ne yürüdük. Aşk Çeşmesi olarak da bilinen 1732 tarihli Trevi Üçyol Çeşmesi’dir aslında. Üç yolun kavşağında olduğundan bu adı almış. Romalılar bir yere isim verirken çok yormamışlar kendilerini. Çeşme yoğun ilgi görüyor. Deniz tanrıları ve canlılarının heykellerinin olduğu barok üsluplu çeşmede ünlü moda evleri defilelerde yapıyor. Daha önce bir kaçının videosunu izlemiştim. Ziyaretçiler genelde ellerindeki bozuklukları çeşmeye atarak dilek diliyorlar. Bunu yapmak için çeşmeye yaklaşmanız lazım tabi yaklaşabilirseniz.

Bacaklarımız iflas etse de zorlayarak son bir durağımız olan İspanyol Merdivenleri ‘ne yürüdük. Sokaklar çok canlı, insanlar neşeli görünüyor hava çok güzel. Zamanımız olsa keşke uzun uzun tatiller, maddiyatı çok dert etmeden gezilebilse. Neyse İspanyol Merdivenleri ’ne varınca baktık ki merdivenleri kapatmışlar, yasakmış oturmak bizde tamam deyip hostelimize otobüs ile geçtik.

Bu arada Roma’da sokaklardaki çeşmelerden su içiliyor deniyor ama biz tadını çok beğenmedik. Bunun dışında otobüslere de ücretsiz bindik. Otobüs kapılarının hepsi birlikte açılıyor ve giriş yapınca çoğu insan bizim gibi kart basmıyor. Ama bunu her ülkede denemeyin biz denedik olmuyor. Bakınız Seyahatlerde İşinize Yarayacak Ekşi Anılarımız

Ertesi sabah hostelimizi 82.60 Euro ücretini ödeyerek terk ettik. Bekle bizi Floransa

Yazan Aylin K.I.

Son Eklenenler

MOSKOVA METRO
RUSYA

MOSKOVA METRO

  •  20
  •   0
  • 01 Nisan 2020
MOSKOVA
RUSYA

MOSKOVA

  •  38
  •   0
  • 28 Mart 2020
EDİRNE GEZİSİ
EDİRNE

EDİRNE GEZİSİ

  •  113
  •   0
  • 23 Mart 2020
ROMA VE VATİKAN
İTALYA

ROMA VE VATİKAN

  •  139
  •   0
  • 01 Mart 2020
RÖNESANS ŞEHRİ FLORANSA
İTALYA

RÖNESANS ŞEHRİ FLORANSA

  •  154
  •   0
  • 25 Şubat 2020
GÜELL PARK
İSPANYA

GÜELL PARK

  •  447
  •   0
  • 01 Ekim 2019
UKRAYNA LVİV GEZİSİ
UKRAYNA

UKRAYNA LVİV GEZİSİ

  •  535
  •   0
  • 29 Eylül 2019
LVİV CAFE RESTORAN
UKRAYNA

LVİV CAFE RESTORAN

  •  665
  •   0
  • 29 Eylül 2019
SALDA GÖLÜ
BURDUR

SALDA GÖLÜ

  •  478
  •   0
  • 17 Eylül 2019
MİSTİK MARDİN
MARDİN

MİSTİK MARDİN

  •  862
  •   0
  • 09 Haziran 2019
BEYAZ GECELER
RUSYA

BEYAZ GECELER

  •  1521
  •   0
  • 28 Nisan 2019
MARİİNSKY TİYATRO'DA GİSELLE
RUSYA

MARİİNSKY TİYATRO'DA GİSELLE

  •  688
  •   0
  • 27 Nisan 2019

0 Yorum Atıldı

Bu yazı için henüz yorum girilmemiştir

Yorum Yap

BİZİ İNSTAGRAMDA TAKİP EDİN

Instagram